tehlike
RADYASYON TEHLİKESİ
( Umwelt Glossar) :
[ Radiation hazard ] Radyoaktif maddelerin yaydıkları parçacıkların ve ışınların yol açtığı tehlike; büyük dozlar hızlı ölüme neden olur, buna karşılık düşük düzeyde radyasyona maruz kalınması, kanser riskinde artışa yol açar.
TEHLİKELİ ATIKLAR
( Umwelt Glossar) :
[ Hazardous wastes ] Gereğince yönetilmediği takdirde insan sağlığı ve çevre için tehlike oluşturan, hastalığa yada ölüme yol açabilen maddeler içeren atıklar. Özellikle hidrokarbonlar gibi tutuşabilir atıkalr, asitler ve alkaliler gibi aşındırıcı atıklar, kendiliğinden tepkimeye yatkın reaktif atıklar, tarım ilaçları, arsenik bileşikleri, radyoaktif bileşikler, kadmiyum bileşikleri vb.
LUSAL YANGIN TEHLİKESİ SIRALAMA SİSTEMİ
( Glossar der Meteorologie) :
(NATIONAL OCEANIC AND ATMOSPHERIC ADMINISTRATION -(NOAA)) [i]Atmosfer ve deniz kaynaklarını ön plana çıkararak, küresel çevreye hizmeti teşvik eden, küresel çevre ile uğraşan bir birim. Bu birim Ulusal Hava Merkezinin en temel birimidir ve Amerika Birleşik Devletlerinin Ticari Bölümü içinde yer alır. Merkezi Maryland-Silver Spring'dedir. ULUSAL YANGIN TEHLİKESİ SIRALAMA SİSTEMİ(NATIONAL FIRE @DANGER RATING SYSTEM) [i]A.B.D' de, yanıcı özellik taşıyan maddelerin nem oranını dikkate alarak, aynı tipteki yangın tehlikesi risklerini belli bir kategoride toplayan sınıflama sistemi. Yangın tehlikesi günlük olabilecek küçük yangınlardan başlayıp ulusal orman yangınları boyutuna kadar sıralanır. (NATIONAL FIRE @DANGER RATING SYSTEM) [i]A.B.D' de, yanıcı özellik taşıyan maddelerin nem oranını dikkate alarak, aynı tipteki yangın tehlikesi risklerini belli bir kategoride toplayan sınıflama sistemi. Yangın tehlikesi günlük olabilecek küçük yangınlardan başlayıp ulusal orman yangınları boyutuna kadar sıralanır.
tehlike
( Türkisch - Englisch Wörterbuch) :
1. danger; hazard; peril. 2. risk. atlatmak to get through a dangerous situation successfully, make it through O.K. ye koymak/sokmak /ı/ to endanger; to imperil.
tehlikeli
( Türkisch - Englisch Wörterbuch) :
1. dangerous, hazardous; perilous. 2. risky.