MÜSAR


Résultats pour "MÜSAR"

Ottoman - Dictionnaire turc

MÜŞARİK

(Ottoman - Dictionnaire turc) :
(Şirket. den) Ortak, şerik. Bir işte birlikte bulunan. * Birlikte iş yapanlardan herbiri. Ortakların beheri.
Ottoman - Dictionnaire turc

MÜŞARİZ

(Ottoman - Dictionnaire turc) :
Huysuz, kavgacı, gürültücü.
Ottoman - Dictionnaire turc

MÜŞARÜN-İLEYH

(Ottoman - Dictionnaire turc) :
Kendine işaret edilen. İsmi evvelce söylenmiş olan.
Glossaire islamique

MÜSÂREAT

(Glossaire islamique) :
İbâdetleri ve hayırlı işleri yapmakta acele etmek.Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:Rabbinizden mağfiret istemeye ve Cennet'e girmeye müsâreat ediniz. (Âl-i İmrân sûresi:133)
Glossaire islamique

MÜŞÂRATA

(Glossaire islamique) :
Şartlaşma, sözleşme. Nefs muhâsebesinin (nefsi hesâba çekmenin) ilk basamağı olup,Allahü teâlânın beğendiği işleri yapma, beğenmediklerinden sakınma ve âhirete hazırlanmahusûsunda nefsle sözleşme.Din büyükleri, dünyânın bir pazar yeri gibi olduğunu ve burada, nefs ile alış-verişteolduklarını anlamışlardır. Bu ticâretin kazancı Cennet'tir. Ziyânı (zarârı) da Cehennem'dir. Yânikârı, ebedî seâdet (kurtuluş), ziyânı da sonsuz felâkettir. Din bü yükleri, nefslerini, ticârettekiortak yerine koymuşlardır. Ortak ile önce müşârata yapılır. Sonra, işlerine, sözünde durupdurmadığına dikkat edilir. Nihâyet hesâblaşılıp, hıyânet yapmışsa (sözünde durmamışsa)mahkemeye verilir. Din büyükleri de, nefsleri ile müşârata edip şirket kurmuşlar, onu murâkabeedip gözetmişler, hesâba çekmişler, cezâlandırmışlar, onunla uğraşmışlar ve onuazarlamışlardır. (İmâm-ı Gazâlî)